Haberler DÜNYA NÖROENDOKRİN TÜMÖR (NET) FARKINDALIK GÜNÜ

10 KASIM 2023


DÜNYA NÖROENDOKRİN TÜMÖR (NET) FARKINDALIK GÜNÜ


Ülkemizde her 10 Kasım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü kaybettiğimiz gün olması nedeniyle Atatürk’ü anma günü olarak belirlenmiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu olan Ata’mızı  ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyoruz.


Dünyada ise 10 Kasım günü nöroendokrin tümörler ve kanserlere dikkat çekmek amacıyla Dünya Nöroendokrin Kanser Günü olarak kabul edilmiştir. Nadir görülen tümörler olsa da artan farkındalık ve görüntüleme yöntemlerinin sık kullanımı ile birlikte sıklığı giderek artmaktadır.


Nöroendokrin tümörler vücudumuzdaki nöroendokrin hücrelerden kaynaklanan tümörlerdir. Nöroendokrin hücreler vücudumuzda bulunduğu yere göre ortamı algılayıp durum veya ihtiyaca göre hormon veya nöropeptidleri salgılayarak vücut fonksiyonlarını özelleşmiş hücrelerdir. Bunlar başlıca; beyinde hipotalamustan salgılanan oksitosin ve su metabolizmasında etkili antidiüretik hormon, pineal bezden salgılanan uyku ile ilgili olan melatonin, tiroid glandından salgılanan kalsiyum ve kemik metabolizmasını etkileyen kalsitonin, pankreas beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonu, mide-barsak sisteminde gıda alımı ve sindirilmesiyle ilgili hormonlar, solunum sistemi ve böbrek üstü bezinden salınan epinefrindir. Bunlar ve daha birçoğu nöroendokrin hücrelerde sentezlenip salgılanırlar ve hedef organda fonksiyonlarını gösterirler.
Nöroendokrin tümörler, en sık ince barsaklar olmak üzere gastrointestinal traktustan kaynaklanırlar, bunu akciğerden ve pankreastan kaynaklanan nöroendokrin tümörler izler. Primeri bilinmeyen metastazla tanı konan nöroendokrin tümörler de tüm vakaların yaklaşık %15’ini oluşturur. Feokromositoma, paraganglioma, tiroid medüller kanseri ve hatta hipofiz adenomları da nöroendokrin tümör kapsamında yer alırlar.
Nöroendokrin tümörlerin semptomları bulundukları organa göre çok da özgül olmayan karın ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, öksürük, nefes darlığı, ses kısıklığı ve kilo kaybı semptomlar olmakla birlikte hormonal fazlalığa bağlı yüzde kızarma, ishal, hipoglisemi, hipertansif ataklar da olabilir


Nöroendokrin tümörler hormonal sekresyon durumuna göre, köken aldıkları organa göre ve patolojik incelemelerde immünhistokimyasal bulgularına göre sınıflandırılırlar. Çoğunluğu iyi differensiye tümörler olmak üzere yüksek dereceli kötü differensiye nöroendokrin tümörler şeklinde de olabilir. Tanı ve takipte kullanılan kromogranin A ve nöron spesifik enolaz genel kan belirteçleridir.


Nöroendokrin tümörlerin takip ve yönetimi endokrinoloji, onkoloji, cerrahi, gastroenteroloji, patoloji ve nükleer tıp bölümlerini içine alan bir ekip tarafından multidisipliner olarak yapılmalıdır.


Birçok hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır. Nadir olması nedeniyle farkındalığın artması ve aile hekimlerinden başlayarak tüm hekimlerde bu bilincin oluşturulması oldukça önemlidir.